Devre mülk satış sözleşmesi, müşterek mülkiyet payına bağlı irtifak hakkına dayalı…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
On İki Levha Yayıncılık
Yayın tarihi: Şubat 2019
Sayfa: 572 - 577
Ayşe Havutcu
Editör:Tuğçe Tuzcuoğlu, A. Hulki Cihan
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
c. Ön Ödemeli Devre Mülk Sözleşmesinin Şekli
c.1) Genel Olarak Devre Mülk Satış Sözleşmesinin Tabi Olduğu Şekil, Uygulamanın…
Örneğin Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin E. 2009/12472 K. 2010/2396 sayılı, 1.3.2010…
“…Davacı, davalı ile haricen 28.2.2009 tarihli devre mülk pay satış sözleşmesi düzenlendiğini, 950, 00 TL peşin, bakiye 8.500, 00 TL için taahhütte bulunduğunu, sözleşmenin resmi şekilde yapılmaması sebebiyle geçersiz olduğunun tespitine, aksi düşünce halinde hata, hile, gabin sebebiyle feshine, ödediği bedelin ödeme tarihinden itibaren faizi ile tahsiline, kalan bedelden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.…
Davalılar, görev itirazında bulunarak davanın reddini dilemiştir.…
Mahkemece, Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-)4822 Sayılı yasa ile değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatilamaçlı taşınmaz…
Bir hukuki işlemin 4077 Sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin geçerli hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı haricen düzenlenen ve resmi şekilde yapılmayan devre…
Ancak daha sonra Yargıtay bu hatalı uygulamadan dönmüştür:…
“…Dava, devre mülk satış sözleşmesinin iptali ve sözleşme sebebiyle verilen ücret ve bonoların iadesi istemine ilişkindir. …
... 1. Asliye Hukuk (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesince, taraflar arasındaki sözleşmenin devre mülk sözleşmesi olduğu, devre mülke dair esasların Kat Mülkiyeti Kanununda düzenlendiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. …
... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi ise devre mülk satış sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. …
Dosya kapsamından, taraflar arasında adi yazılı şekilde devre mülk satış sözleşmesinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. …
4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda değişiklik yapan 4822 Sayılı Kanun’un 3/c maddesinde “konut ve tatil amaçlı taşınmaz malların” da Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamına alındığı anlaşılmakta olup, aynı Kanunun 23. maddesine göre de bu Kanunun uygulanması ile ilgili olarak çıkacak her türlü uyuşmazlıkların tüketici mahkemesinde görüleceği hüküm altına alınmıştır. …
Somut olayda davanın, taraflar arasında düzenlenen devre mülk satış sözleşmesinin iptal edilerek sözleşme sebebiyle davalıya verilen bonoların iadesi istemine ilişkindir. Buna göre, davanın açıldığı 21.10.2013 tarihinde halen yürürlükte olan 4077 Sayılı Kanun kapsamındaki uyuşmazlığın ... 1. Asliye Hukuk (Tüketici Sayfa 575 Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir....”( T.C.YARGITAY 20. HUKUK DAİRESİ E. 2017/164 K. 2017/991 T. 9.2.2017)(50).Sayfa 576Şekil nedeniyle hatalı uygulamalar, 6502 sayılı Kanun ve Yönetmelik sonrasında da sürdürülmektedir.
Örneğin, Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin E. 2016/21500 K. 2017/5536 sayılı, 4.5.2017…
“..Davacı, 29.01.2015 tarihli devremülk satış sözleşmesinin iptali ve sözleşme sebebiyle borçlu olmadığının tespiti istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, taraflar arasında 29.01.2015 tarihli devremülk satış vaadi sözleşmesi tanzim edildiği, sözleşmeye konu devre mülke ait yapı izni halen verilmediği, dosya kapsamından taraflar arasında yapılmış olan sözleşmenin kapıdan satış şeklinde yapıldığının kabulü gerekeceği, bu tür satışların tecrübe ve muayene koşullu satışlardan olduğu, cayma hakkının ancak hizmetin ifasından sonra, başka bir ifade ile tatil hakkı kullanıldıktan sonra başlayacağı, davacının sözleşmeye uygun olarak kullanımının henüz başlamadığı, davacının cayma hakkına sahip olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa…