TDK Sözlüğü’nde “çevre kirliliği” kavramı; “doğal kaynakların aşırı ve yanlış kullanılması, tahrip edilmesi sonucunda çevrede dengenin olumsuz yönde bozulması ve birtakım sorunların ortaya çıkması”…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
2.2.Çevre Kirliliği
İnsanlar, tarihin her döneminde, çeşitli şekillerde doğa ile ilişki içinde olmuştur.…
2872 sayılı Çevre Kanunu’nun ilk düzenlemesinde çevre kirliliği; “İnsanların her türlü faaliyetleri sonucu, havada, suda ve toprakta meydana gelen olumsuz gelişmelerle ekolojik dengenin bozulması ve aynı faaliyetler sonucu ortaya çıkan koku, gürültü ve atıkların çevrede meydana getirdiği arzu edilmeyen sonuçlar” olarak…
Anılan maddenin lafzi yorumu yapılırsa; 2006 değişikliği öncesi tanımda, hava, toprak…
Karmaşık sebep ve sonuçları bulunan “kirlilik” kavramının, kendini oluşturan unsurları…
Kirliliğin unsurlarından birincisi olan “kirleten” kavramı, 1975 yılında Avrupa Topluluğu Konseyi tarafından; “çevreye doğrudan ya da dolaylı olarak zarar veren ya da çevresel bozulmaya yol açan koşulların ortaya çıkmasına sebep olan kişi”…
2872 sayılı Çevre Kanunu’nda ise kirleten; “fiilleri sonucu doğrudan veya dolaylı olarak çevre kirliliğine sebep olan gerçek ve tüzel kişiler”…
Kirliliğin unsurlarından ikincisi “atık” kavramıdır. Çevresel kaygılar bir faaliyetin ya da çevre zararının kendisiyle değil, zararın öznesiyle ilgilenmektedir. Atıklar da zararın öznesini oluşturmaktadır. Zira atıklar, hem çevreyi tehdit eden hem de sağlık sorunlarına sebebiyet veren en önemli etmen olarak görülmektedir.(50)…
Çevre Kanunu’nun 1983 tarihli ilk düzenlemesinde atık terimi, “herhangi bir faaliyet sonucunda çevreye atılan veya bırakılan zararlı maddeler”…
1983 ve 2006 tarihli Çevre Kanunu düzenlemeleri incelendiğinde, “artık” kavramının…
Mevcut Çevre Kanunu’nda “artık” kavramına yer verilmemesine rağmen(57)…
Kirliliğin unsurlarından üçüncüsü ise “alıcı ortam”dır. Atıkların bırakıldığı ortama “alıcı ortam” denilmektedir. 2872 sayılı Kanun’un 1983 tarihli düzenlemesinde alıcı ortam, “atıkların bırakıldığı yakın veya uzak çevre”…
