Başvuru Numarası : 2014/15627…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
2. ANIL PINAR VE ÖMER BİLGE BAŞVURUSU
BİRİNCİ BÖLÜM KARARI…
Sendikanın örgütlenme çalışmalarını tamamlayarak toplu iş sözleşmesi yetkisi alması / Bu nedenle iş sözleşmelerinin feshi / Sendika üyesi olmamakla birlikte sendikal faaliyette bulunan işçilerin sendikal tazminat talebi…
Karar Tarihi : 5.10.2017…
RG Tarih ve Sayısı : 15.11.2017/ 30241…
KARARIN ÖZETİ…
İşçi sendikası Düzce ve Manisa’da işyerleri bulunan bir şirkette örgütlenme çalışmalarını tamamlayarak toplu iş sözleşmesi yetkisi almıştır. Bunun üzerine çok sayıda işçi, çeşitli nedenlerle işten çıkarılmıştır. Sendika üyesi işçilerin açtığı sendikal tazminat talepli davalar lehlerine sonuçlanmıştır. Sendika üyesi olmayan ancak sendikanın örgütlenme çalışmalarına katıldıklarını iddia eden üç işçinin aynı konuda açtığı dava ise sendikal feshin kanıtlanmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Bu işçiler söz konusu olaya ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulunca düzenlenen raporda, işveren vekilinin işçilere sendikal baskı uyguladığı kanaatinin açıklandığı, bu nedenle işverene idari para cezası uygulandığı, ayrıca işyeri yöneticilerinden biri hakkında açılan ceza davasının sonucunda bu kişinin sendikal faaliyeti engelleme suçunu işlediği sonucuna ulaşıldığını, ancak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığını, tüm diğer işçilerin açtığı davalar lehe sonuçlanırken kendilerine ilişkin kararda iş sözleşmesinin sendikal faaliyet nedeniyle feshedildiğinin kanıtlanamadığından söz edilmesinin eşitlik ilkesini ihlal ettiğini iddia…
Anayasa Mahkemesi sendika hakkının ihlal edildiğine ve ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Yargıtay 22. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar vermiştir. KARAR METNİ…
III. OLAY VE OLGULAR…
9. Başvurucular Anıl Pınar ve Ömer Bilge sırasıyla 1990 ve 1981 doğumlu olup Manisa’da ikamet etmektedirler.…
10. Başvurucular S.P.E.O. A.Ş.de (Şirket) çalışmakta iken 7/2/2013 tarihinde 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. ve 18. maddeleri uyarınca “performans düşüklüğü” gerekçesiyle başvurucuların iş sözleşmeleri feshedilmiştir.…
11. Başvurucular 5/3/2013 tarihinde feshin sendikal nedenlerle yapıldığının…
12. Mahkeme 28/3/2014 tarihli kararlarıyla davaları kabul etmiş ve feshin sendikal sebeplere dayanması nedeniyle 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesinin (5) numaralı fıkrası uyarınca başvuruculara bir yıllık brüt ücretleri tutarında sendikal tazminat ödenmesine hükmetmiştir. Kararların gerekçesinde, öncelikle başvurucuların performanslarının düştüğünün işveren tarafından ispatlanamadığı tespiti yapılmıştır. Mahkeme; 6356 sayılı Kanun’un 25. maddesinin (5) numaralı fıkrası uyarınca, iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde 4857 sayılı
13. Mahkeme kararlarının bu kısmı Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin (Daire) 28/5/2014 tarihli kararlarıyla bozulmuş ve başvuruculara bir yıllık brüt ücretleri tutarında sendikal tazminat ödenmesine ilişkin hüküm fıkrası ortadan kaldırılmıştır. Daire, iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanmadığı yolunda Mahkemenin ulaştığı kanaati yerinde bulsa da başvuranların iş sözleşmelerinin sendikal faaliyet nedeniyle feshedildiğinin yeterli ve inandırıcı delillerle ispatlanamadığı görüşünü açıklamıştır.…
IV. İLGİLİ HUKUK…
B. Uluslararası Hukuk…
18. Örgütlenme özgürlüğü bireylere siyasal, kültürel, sosyal ve ekonomik amaçlarını topluluk hâlinde gerçekleştirme imkânı sağlar. Sendika hakkı da çalışanların bireysel ve ortak çıkarlarını korumak amacıyla bir araya gelerek örgütlenebilme serbestisini gerektirmekte ve bu niteliğiyle bağımsız bir hak değil örgütlenme özgürlüğünün bir şekli veya özel bir yönü olarak görülmektedir (Belçika Ulusal Polis Sendikası/Belçika,…
19. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) örgütlenme özgürlüğünün ondan yararlanılmaya ilişkin olarak belli ölçüde tercih özgürlüğüne sahip olmayı ima ettiğini, hem pozitif bir yetki olarak örgüt kurma ve örgüte üye olmayı hem de negatif bir yetki olarak herhangi bir örgüte üye olmaya zorlanmamayı içerdiğini belirtmektedir. Somut bir örgüte üye olmaya zorlanmanın her zaman için Sözleşme’ye aykırı düşmeyebileceğini vurgulayan AİHM, 11. maddede güvence altına alınan örgütlenme özgürlüğünün özünü zedeleyen bu şekilde bir zorunluluğun -somut olayın koşulları çerçevesinde- bu özgürlüğe bir müdahale oluşturabileceğini ifade etmektedir (Geotech Kancev GMBH/Almanya,…
20. AİHM, sendika hakkının Sözleşme’nin 11. maddesinin (1) numaralı fıkrasında düzenlenen örgütlenme özgürlüğünün özel bir biçimini temsil ettiğini vurgulamaktadır. AİHM’e göre Sözleşme’nin 11. maddesinin (1) numaralı fıkrası sendika üyelerinin mesleki çıkarlarını, taraf devletlerin yönetim ve gelişimine hem izin vermek hem de olanak sağlamak zorunda olduğu sendikal faaliyetler aracılığıyla koruma özgürlüğünü güvence altına alır. Sendika, üyelerinin menfaatlerinin korunması için çabalama hususunda serbest olmalıdır. Sendika üyeleri, menfaatlerinin korunabilmesi bakımından üyesi bulundukları sendikanın dinlenilmesi hakkına sahiptir. Ancak Sözleşme’nin 11. maddesi herhangi bir somut muamele biçimi öngörmeyip sendikaların dinlenilme hakkının korunmasında kullanılacak aracın seçimi hususundaki takdiri taraf devletlere bırakır (Slovak Cumhuriyeti Polis Sendikası ve diğerleri/Slovakya,…
