Başvuru Numarası : 2018/36613…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
5. NURAN ERDOĞAN BAŞVURUSU
BİRİNCİ BÖLÜM KARARI…
İşçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlandırılmaması / İşyerinde çalışan işçi sayısı / Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfında 30 işçi sayısının hesaplanması…
Karar Tarihi : 17.11.2021…
RG Tarih ve Sayısı : Karar Resmi Gazete’de yayınlanmamıştır.…
KARARIN ÖZETİ…
Bir ilçenin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nda çalışırken iş sözleşmesi feshedilen başvurucunun açtığı işe iade davası, işyerinde 30 işçi çalışmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ve karar Yargıtay tarafından onanmıştır. Başvurucu sadece ilçedeki Vakıf’ta çalışan işçilerin değil; Vakfın ülke genelindeki tüm işçilerinin sayıya dahil olduğu yönünde Yargıtay kararları bulunduğunu belirterek adil yargılanma hakkının, eşitlik ilkesinin ve çalışma hakkının ihlal edildiğini ileri…
Anayasa Mahkemesi adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edilmediğine karar vermiştir.…
KARAR METNİ…
III. OLAY VE OLGULAR…
8. Başvurucu, Çekerek Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfında (Çekerek SYDV) hizmet akdine dayalı olarak 16/3/1987 tarihinde işe başlamıştır. Başvurucunun iş akdi 31/3/2015 tarihinde Vakıf tarafından tek taraflı olarak feshedilmiştir.…
9. Başvurucu, feshin geçersizliğinin tespitine ve işe iadesine karar verilmesi istemiyle 7/5/2015 tarihinde dava açmıştır. Dava dilekçesinde; iş akdinin hiçbir geçerli nedene dayanılmaksızın keyfî bir şekilde feshedildiği, feshin 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. ve devamı maddelerine aykırı olduğu belirtilmiştir.…
10. Çekerek Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) iş mahkemesi sıfatıyla bakmış olduğu davada ilk olarak 28/1/2016 tarihinde takipsiz
11. Mahkeme bozma kararına uymuş ve 13/3/2018 tarihli kararıyla bu sefer Çekerek…
12. Başvurucu 6/6/2018 tarihinde temyiz yoluna başvurmuştur. Dilekçede, işverenin aynı iş kolunda birden fazla işyerinin bulunması hâlinde işyerinde çalışan işçi sayısının bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirleneceği ve bu nedenle otuz işçi sayısı belirlenirken davalı Vakfın çalışanlarının değil -vakıflar Aile Bakanlığı bünyesinde işletme sayılacağından- Türkiye’deki tüm SYDV’lerin dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Türkiye genelinde yaklaşık 9.200 SYDV çalışanı olduğu dikkate alındığında otuz işçi koşulunun sağlandığı ve davacının iş güvencesi kapsamında olduğu ifade edilmiştir.…
13. Daire 1/10/2018 tarihinde temyiz talebini reddederek mahkeme kararını onamıştır.…
IV. İLGİLİ HUKUK…
A. Ulusal Hukuk…
2. Yargıtay Kararları…
19. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 9/6/2017 tarihli ve E.2016/3, K.2017/4 sayılı kararının gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir: “İçtihadı birleştirmenin konusu; il ve ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının her birinin ayrı işyeri ve bağımsız işveren olup olmadığının ya da Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı işverenine bağlı işletme kapsamında sayılıp sayılmayacağı; 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 inci maddesi uyarınca iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak bağlamında her bir sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfında 30 işçi çalışıp çalışmadığının araştırılmasının gerekip gerekmediği hususundadır...…
Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğünün görevlerine ilişkin 633 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 11 inci maddesinin (h) bendinde yer alan, Genel Müdürlük ve sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının ‘işbirliği’ yapmasına dair açık ifade de, anılan vakıfların tüzel kişiliğe haiz ve bağımsız işveren sıfatına sahip olduğunu aralarında idari yönden hiyerarşik bir ilişki bulunmadığını ortaya koymaktadır.…
Bu çerçevede 3294 sayılı Kanun ile il ve ilçelerde kurulan sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları özel hukuk tüzel kişiliğine sahip olup ayrı işyeri olan bağımsız işveren oldukları, Bakanlığın denetim yetkisi nedeniyle işveren sıfatının Bakanlığa ait olduğunun ileri sürülemeyeceği; anılan vakıfların ayrı tüzel kişiliğe sahip olması nedeniyle toplu iş sözleşmesinin iş yeri düzeyinde bağıtlanabileceği, işletme düzeyinde bağıtlanmasının mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır……
Ayrıca her vakfın ayrı tüzel kişiliğe sahip ayrı işveren kabul edilmesi nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesinde düzenlenen iş güvencesi hükümlerinden yararlanmanın ön koşullarından olan işçi sayısı tespit edilirken her vakıf yönünden sadece kendi işçi sayısı dikkate alınmalıdır. Başka bir deyişle Türkiye’de kurulu bulunan tüm vakıf işçi sayısı toplamı esas alınarak iş güvencesi hükümlerinden yararlanılması da artık mümkün değildir.…
