Tahsise aykırı ve onu tehlikeye düşürecek her türlü alım-satım, takas gibi kamu malını…
Yukarıda açıkladığımız devredilmezlik ilkesi çerçevesinde, kamu malı niteliğinde…
Anayasa’nın 168. maddesi kapsamında, “tabii servet ve kaynak niteliğinde olan su kaynaklarının Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu kabul edilmiştir. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzelkişilere devredebilir. Hangi tabiî servet ve kaynağın arama ve işletmesinin, Devletin gerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek ve tüzelkişiler eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır. Bu durumda gerçek ve tüzelkişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacak gözetim, denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir.”…
Görüldüğü üzere, su kaynakları bakımından Anayasa’da “devletin hüküm ve tasarrufu” ve…
“Devletin hüküm ve tasarrufu altında” ifadesine yönelik daha önce detaylı açıklamalarda bulunduğumuzdan dolayı burada sadece temel yaklaşımın devletin “egemenlik hakkı”ndan kaynaklanan bir yetkinin kabul edildiğini belirtmekle yetinecegiz(102).…
Devletin bu kaynaklar üzerindeki yetkisi, işletme hakkının kimin tarafından kullanılmasını…
Aşağıda, su kaynakları üzerinde Devletin sahip olduğu yetkinin sınırlarının değerlendirildiği…
Konuya ilişkin Anayasa Mahkemesinin bir kararı şu şekildedir(104)…
“167 sayılı Yeraltı suları Hakkında Kanun’un 5. maddesinde “... ilan edilmiş yeraltı suyu işletme sahaları dışında her arazi sahibi, arazisinde yeraltı suyu aramak, suyu bulduktan sonra, bunun kendi faydalı ihtiyaçlarına yetecek miktarını kullanmak hakkına maliktir.”’ diyen hükümden kaynaklanan ve Devletin özel emlâki dışında olup tabii kamu emlâki arasında bulunan yararı kamuya ait sulardan, objektif hukukun koyduğu esaslar doğrultusunda belirlenen statüsüne göre herkesin yararına sunulan bir hakkın kullanılması sözkonusudur. Bunun, belediyelerin, belde sakinlerine su dağıtma imtiyazına ve tekeline dokunan bir yanı da yoktur. Yeraltı suları üzerinde, Devletin kolluk gücüne dayanan yönetim ve koruma yetkisini, medeni hukukun mülkiyet hakkına ilişkin hükümlerine benzeterek alınan ücreti Devletin sübjektif hakkıymış gibi göstermek isabetli bir yorum tarzı sayılamaz.”…
Mahkemeye göre, su kaynakları üzerinde Devletin sadece kolluk gücüne dayanan yönetim…
Anayasa Mahkemesi’nin başka bir kararı(105) nda, Anayasanın 168. maddesinden hareketle, doğal kaynakların süresiz devri biçiminde özel-
“TEK’in, doğal servet ve kaynakları yerinde (mahallinde) kullanarak ya da onlardan yerinde yararlanarak elektrik üreten teşebbüs, müessese, bağlı ortaklık, işletme ve işletme birimlerinin özelleştirilmesinde Anayasa’nın 168. maddesinde öngörülen ilkelerin gözönünde bulundurulması zorunludur. 168. maddeye göre Devlet’in olan doğal servetler ve kaynakların işletme hakkı gerçek veya tüzelkişilere ancak süreli olarak devredilebilir. TEK’in doğal servet ve kaynaklardan yararlanan üretim birimlerinin varlıklarının özelleştirilmesinde bunların yararlandıkları doğal servet ve kaynakların mülkiyetinin gerçek ve tüzelkişilere devri olanaksızdır.…
TEK’in Yasa’da öngörüldüğü gibi satış yöntemiyle özelleştirilmesi durumunda, mülkiyete bağlı işletme hakkı da süresiz olarak satın alanlara geçecektir. Buna karşılık, elektriğin üretilmesinde yararlanılan doğal servet ya da kaynağın işletme hakkının devredilmediği; yalnızca santralların mülkiyetinin devredildiği ileri sürülebilirse de; bu biçimde elektrik üreten TEK’in teşekkül, kuruluş, müessese, işletme ve işletme birimleri ile bunların elektrik üretiminde kullandıkları ve yararlandıkları doğal zenginlik ve kaynakların birbirinden ayrı düşünülmesi olanaksızdır.…
TEK’in doğal zenginlik ve kaynaklardan yararlanarak elektrik üreten teşekkül ve birimlerinin özelleştirilmesinin, bunların yararlandıkları doğal zenginlik ve kaynakların işletme hakkının belli süreyle devri biçiminde olması zorunludur. Bunların işletme hakkının süresiz devri biçiminde özelleştirilmeleri Anayasa’nın 168. maddesine aykırı düşer.”…
Bu karardan hareketle, Mahkemenin, özelleştirme ile doğal kaynakların mülkiyet hakkının…
Mahkeme başka bir kararda(107) ise, Sulama Birlikleri…
“Anayasa’nın 168. maddesi gereğince, ülkenin su varlık ve kaynakları Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğundan bu kaynaklar, tüm ulusun ortak malıdır. Ancak su varlık ve kaynaklarından bulundukları bölgedeki kişilerin öncelikli olarak istifade etme imkanına sahip oldukları da bir gerçektir. Kuralda, birliğin hizmetinin mahalli müşterek ihtiyaç olarak nitelendirilmesinin, su varlık ve kaynaklarının tüm ulusun ortak malı olma özelliğini değiştiremeyeceği açıktır.»…
