HALİL YILMAZ - Sayın Başkanım teşekkür ediyorum öncelikle Can Hocama tebliğindeki Dairemize ve diğer Yüksek 10. Hukuk Dairesine yönelik olumlu sözlerinden dolayı teşekkür ediyorum. Elbette hizmet tespitine bakan 10. ve 21. Hukuk daireleri hizmet tespiti bakımından gerçek bir çalışmanın varlığını aramaktadır hocamın da belirttiği gibi bunlar kamu düzenine ilişkin olup her türlü mahkemede re ‘sen araştırma yetkisi bulunmaktadır. Hocam yine işçilik alacakları ile birlikte hizmet tespiti davalarının açılamayacağını, açılamadığını belirtti. Bu davalar bizim dairemize gelmekteydi. Gerçekten araştırma yöntemleri bir kısmınınki re‘sen diğerinin ki tarafların getireceği delillere göre araştırmaktaydı. İkisinin birlikte yürütülmesi uygun olmadığından dairemiz iki üç yıldır istikrarlı bir şekilde bu davaların ayrılmasına karar verdi. Ancak ki dava birlikte görülürse bu dosya bize geldiğinde işçilik alacakları yönünden herhangi, bir temyiz edilmezse biz buna girmiyoruz davayı ayır diye bunu bozma gereği yapmıyoruz ve bakmaya devam ediyoruz zira işçilik alacakları yönünden bir temyiz yoktur. Veya işçilik alacakları kesinlik sınırı altında ise biz yine buna dokunmuyoruz, hizmet tespitine ilişkin davayı görmeye devam ediyoruz. Hizmet tespitine ilişkin davalara devam edilip edilemeyeceği yönünde ise elbette “Sosyal Güvenlik Anayasal bir haktır, vazgeçilemez” ancak bir davanın açılması da bir usul hukuku müessesidir. Bizim dairemiz sanıyorum 10. Hukuk dairesinden ayrılıyoruz bu konuda Hocama katılıyoruz bu davalardan feragat edilebileceği görüşünde zira feragat her şeyden önce bir Usul Hukuku Kurumudur. Bir kişi dava açma yetkisine, bir dava açmama konusunda tasarruf yetkisine sahipse bundan vazgeçme, feragat etme yetkisine de sahip olması gerekir. Öncelikle Usul Hukuku yönünden bunun değerlendirilmesi gerekir biz feragat edileceğini ancak bunun Anayasal bir hak olmasında göz önüne alıyoruz. Zira sonradan açılacak bir davada bu feragatin kesin hüküm oluşturmaması gerektiğini; zira vazgeçilemeyen bir haktır Anayasal bir haktır diye kabul ediyoruz. Bunun pek çok sakıncası çıkıyor; bir yasa çıkıyor diyor ki 2 ay içinde kuruma başvur, şu hakları sana tanıyacağım ancak davadan feragat et. Davayı takipsiz bıraksa 3 ay geçecek e feragat edemiyor kuruma başvu-
Hocam bir bankadaki temizlik işinden bahsetti elbette 5510 sayılı yasanın 12. Maddesinde…
5510 sayılı Kanunun 56. son maddesi fiilen boşandığı eşi ile birlikte yaşayanlar…
Kaçınılmazlığa ilişkin hükümler bakımından hocamın eleştirilerine kısmen katılıyorum.…
Hocam yine bir dolmuşçunun geçirdiği kazada alt işverenlik ilişkisi nitelemesinin…
HALİL ÖZDEMİR - 10. Hukuk Dairesi Üyesi. Sayın Başkanım; teşekkür ediyorum öncelikle Sayın Hocam Can Tuncay’a yoğun emek sarf edilerek hazırlanan doyurucu sunumu için tebrik ve teşekkür ediyorum. Birde 2013 yılı karalarımızın beğenilmesinden ve isabetli bulunmasından da çok memnun olduğumu belirtmek istiyorum. Ben Sayın Hocamın değindiği bazı hususlarda katkı yapmak ve ilave açıklamalar getirmek istiyorum. Bunlardan birincisi 3201 sayılı yasaya göre yurtdışında geçen ve çalışılan sürelerin borçlanılması meselesi. Şimdi yurtdışında geçen çalışmalar Türkiye’de sigorta başlangıcını esas alınması konusu var bu konuda 10. ve 21. Hukuk dairelerinin farkı uygulamaları farklı kararları vardı. Ben öncelikle bunlara değinmek istiyorum Sosyal Güvenlik Kurumu akit ülkede sözleşme olsa bile oranın sigortasına girişi Türkiye’de başlangıca esas alınmasını yasa maddesi var gerekçesi ile kabul etmiyordu. Bu yasa maddesi ’de 3201 sayılı yasanın 5. Maddesinin son fıkrasıydı. Sosyal Güvenlik Sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini bu kanuna göre borçlananların sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz hükmünü gerekçe gösteriyordu. Sayın hocamın da belirttiği gibi; Anayasanın birde 90. Maddesi var usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası sözleşmeler kanun hükmündedir ve iç mevzuata göre uygulama önceliği vardır deniliyordu. Biz yurtdışındaki çalışmaların âkit ülke ile yapılan sözleşmelere öncelik verilerek buradaki çalışmaların Türkiye’de başlangıcı esas alınabileceğini kabul ediyoruz. 22. Hukuk Dairesi de bunu kabul ediyor. Ancak burada ayrıldığımız bir nokta vardı. Âkit ülke mevzuatına göre çalışan sigortalıların Türkiye’de ilk defa sigortalığa başlangıca esas alınabilmesi için ilgilinin borçlanma yapması gerekir mi, gerekmez mi? 10. Hukuk Dairesi mutlaka borçlanma yapması gerektiğine ve bunun bedelini ödedikten sonra başlangıca esas alınabileceğine karar veriyordu. Çünkü 3201 sayılı yasa mutlaka paranın ödenerek borçlanılabileceğini belirtiyor. 21. Hukuk
