Çalışmanın odağı; yapay zekâ teknolojilerinin idari faaliyetlerde kullanımı, bu kullanım…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
SONUÇ
Tez çalışmasında, yapay zekâ teknolojilerinin idari faaliyetlerde kullanımının hukuki…
Bu kapsamda çalışmanın ilk bölümünde, öncelikle yapay zekâ kavramı açıklanmıştır. Bu kavram açıklanırken ön açıklama niteliğinde veri, enformasyon ve bilgi kavramları açıklanarak bu kavramlar ışığında insan zekâsının işleyiş mantığı ve bu mantığın yapay zekâ teknolojilerince dijital ortamda nasıl taklit edildiği açıklanmıştır. Ardından uluslararası belgelerde ve öğretide yapay zekâya ilişkin yapılan tanımlar aktarılarak yapay zekânın “insanı taklit etme”…
İkinci olarak, yapay zekâ teknolojilerinin tarihsel süreçteki evriminin izleri…
Üçüncü olarak, günümüzde yapay zekâya yönelik gruplandırma çalışmaları açıklanmıştır. Bu bağlamda öncelikle yapay zekânın teknolojik gelişme seviyesine göre yapılan ayrım incelenerek günümüzde kullanılan tüm yapay zekâların “kısıtlı yapay zekâ”…
Dördüncü olarak, yapay zekânın hukuki kişilik sorunsalı üzerinde durulmuştur. Bu kapsamda, ilk önce hukukta kişilik kavramı açıklanarak yasa koyucunun hukuki kişilik kategorisi yaratma yetkisi ve bu yetkinin sınırları irdelenmiş; ardından öğretide yapay zekâya ayrı bir hukuki kişilik tanınması fikrinden yana ve bu fikre karşı olan görüşler açıklanmıştır. Bu açıklamalar ışığında konu idare hukuku boyutuyla incelenmiş ve yapay zekânın şu an için geldiği seviye göz önünde bulundurulduğunda bu teknolojilere ayrı bir hukuki kişilik tanınmasından ziyade, eşya statüsünün ve araç niteliğinin korunarak var olan hukuk kurallarının yorumlanmasının olası problemlere çözüm olabileceği; ancak gelecekte erişilebilecek seviyeye göre bu teknolojilere “dijital kişilik”…
Çalışmanın ikinci bölümünde idari faaliyetlerin yürütülmesinde yapay zekâ teknolojilerinin…
Kamu hizmeti bağlamında konu, öncelikle değişkenlik-uyarlanma ilkesi bağlamında incelenmiştir. Bu ilke gereğince idarenin gelişen yapay zekâ teknolojilerini bu hizmetlere uyarlamakla yükümlü ve yetkili olduğu, kamu hizmetlerinin yürütülmesi özel kişilere devredilmiş olsa dahi idarenin yapay zekâ teknolojilerinin çeşitli hizmetlerde kullanılmasına dair tek yanlı karar verme yetkisinin bulunduğu, ancak bu nedenle ilgili hizmete ilişkin ekonomik dengenin sarsılması söz konusu ise, kamu hizmetinin yürütülmesini üstlenmiş özel kişinin idareden tazminat ya da sözleşmenin feshini talep edebileceği, kamu hizmetlerinden yararlananların ise yapay zekâ teknolojilerinin hizmetlere entegre edilmesini idareden talep ederek idareyi belli bir yönde karar almaya zorlayamayacağı, zira hizmetlerin uyarlanmasının idarenin takdir yetkisine bırakıldığı; fakat yapay zekâ teknolojileri bir kere hizmete uyarlandığında bu uyarlamanın hukuka uygun ve eşitlik ilkesine göre gerçekleştirilmesini talep edebilecekleri, yapay zekâ teknolojisinin kamu hizmetlerine uyarlanması bakımından Anayasa’nın 65. maddesi ışığında devletin ekonomik gücünün belirleyici bir faktör olacağı ve nihayetinde yapay zekâ teknolojilerinin hızlı bir gelişim gösterdiği günümüzde bu teknolojilerin kamu hizmetine entegre edilmemesinin, kamu hizmetinin asgari kalite standardının da altına düşmesi sonucunu doğurabileceği ve “hizmetin kötü işlemesi”…
Süreklilik ilkesi bağlamında, idarenin özellikle kesintisiz olarak yürütmekle yükümlü olduğu hizmetlerde yapay zekâ teknolojilerinden faydalanarak süreklilik ilkesini sağlamasının mümkün olduğu, özellikle raporlama, hesaplama ve denetim işlemleri gibi “tekrarlayan”…
Eşitlik ilkesi bağlamında, idarenin kamu hizmetini eşitlik ilkesine uygun yürütmesini sağlama bakımından çok ciddi bir potansiyel getiren yapay zekâ teknolojilerinin aynı zamanda çok ciddi ayrımcılığa yol açabilecek bir riski de bünyesinde barındırdığı, bu nedenle yapay zekâ sistemlerinin idari faaliyetlere entegre edilmesinden önce, ayrımcılık doğuracak risklerin saptanarak ortadan kaldırılmasına ilişkin çalışmaların yürütülmesi gerektiği, gerekli çalışmalar yürütülmeden ve ayrımcılığı engelleyici önlemler alınmadan yapay zekâ teknolojilerinin kamu hizmetlerine entegre edilmesi halinde, idarenin hizmet kusuru temelinde sorumluluğunun doğabileceği saptamaları yapılmıştır. Meccanilik ilkesi bağlamında, yapay zekâ teknolojilerinin idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetlerinin masraflarını etkileme noktasında ciddi bir potansiyele sahip olduğu; zira bu teknolojilerin doğru kullanıldığında kamu giderlerinin azaltılmasına katkı sağlayarak masrafları düşüreceği, bu sayede idarenin kamu hizmetlerini daha az maliyetle daha efektif olarak yerine getirmesine imkân vereceği ve nihayetinde kamu hizmetleri bağlamında ütopik bir ideal olarak ifade edilebilecek “meccanilik ilkesi”nin,…
