Resmi Gazete Dışındaki Kaynak
Kurum:
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Kabul Tarihi:
15.11.2023
Yürürlüğe Giriş Tarihi:
15.11.2023
Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı
Gelir Kanunları Gelir ve Kurumlar Vergileri Grup Müdürlüğü
Konu: Bedelsiz tıbbi maske tesliminde belge düzeni
İlgi
İlgide kayıtlı özelge talep formunda; yurt dışına yapacağınız maske ihracatına yönelik gerekli ihracat izninin alınabilmesi için … ile sözleşme yapılması ve sözleşme kapsamında belirlenen oranda ürünlerin …'ya teslim edilmesi şartının bulunduğu, bu kapsamda …'ya teslim edilen ürünler karşılığında ilgili Kurum tarafından sıfır bedelli fatura talep edildiği belirtilerek, yapılan maske teslimlerinin kurum kazancının tespitinde doğrudan gider olarak dikkate alınıp alınamayacağı ya da bu teslimlerin kamu kurum ve kuruluşlarına bağış ve yardım olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunda görüş talep ettiğiniz anlaşılmakta olup Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmaktadır.
1-KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasıyla kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap döneminde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı belirtilmiş, maddenin ikinci fıkrasıyla da safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin matrahtan indirilebilmesi için; giderin yapılmasıyla gelirin elde edilmesi veya idamesi arasında doğrudan ve açık bir ilişkinin var olması, giderin keyfi olmaması yani gelirin elde edilmesi için mecburi olarak yapılması ve yapılan gider karşılığında sabit kıymet iktisap edilmemiş olması gerekir.
Öte yandan, 04.03.2020 tarihli ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "İhracı Yasak Ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ (İhracat: 96/31)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ" ile koruyucu maske, tulum, koruyucu önlük, tıbbi ve cerrahi maske ihracatı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nun (TİTCK) ön iznine bağlanmış ve ihracatı gerçekleştirecek olan firmanın söz konusu ihracat iznini alabilmesi için … ile sözleşme yapması ve sözleşme kapsamında belirlenen oranda ürünleri …'ya teslim etmesi gerekmektedir.
Bu kapsamda, … ile Cerrahi Maske, "FFP3/FFP2/N95 Maske" ve Koruyucu ürünlerinin üretimini/tedariğini yapan yüklenici firma arasında imzalanacak "Mal Alım Sözleşmesi" incelenmiş olup, sözleşmenin "Yüklenici yükümlülükleri" başlıklı 3 üncü maddesinin bir numaralı fıkrasının (b) bendinde, sözleşme kapsamında üretilen/tedarik edilen ürünler karşılığında herhangi bir bedel talep edilmeyeceği, "Devlet Malzeme Ofisinin Yükümlülükleri" başlıklı 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında ise yüklenici tarafından sözleşmeye uygun olarak teslim edilen ürün sayısının, yükleniciye ihracat izni verilmesi için …'ye bildirileceği belirtilmektedir.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, Şirketiniz tarafından maske ihracı yapılabilmesi için ..'ya bedelsiz olarak maske teslimine yönelik idari bir zorunluluk bulunması nedeniyle, söz konusu Tebliğde belirtilen şartlara uygun olması koşuluyla, yapılan maske teslimlerinin Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı beni kapsamında maliyet bedeli veya alış bedeli üzerinden …'ya teslim edildiği dönemde kurum kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.
2-VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN:
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3 üncü maddesinin (B) fıkrasında, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 213 sayılı Kanunun 227 nci maddesinde, "Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir." hükmü yer almakta olup, söz konusu kayıtların ise aynı Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde yer alan veya Bakanlığımıza verilen yetkiye dayanılarak kullanılma zorunluluğu getirilen belgelerle tevsik edilmesi gerekmektedir.
Bu kapsamda, mezkûr Kanunun;
- 229 uncu maddesi, "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.",