Resmi Gazete Dışındaki Kaynak
Kurum:
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Kabul Tarihi:
12.12.2023
Yürürlüğe Giriş Tarihi:
12.12.2023
Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı
Gelir Kanunları Gelir Ve Kurumlar Vergileri Grup Müdürlüğü
Konu: Serbest bölgeden yapılan satışlarda fatura düzenleme tarihi ile fiili ithalatın farklı tarih olması durumunda Bs formunun hangi aya ait olarak verileceği ile gelirin vergilendirilmesi hk.
İlgi:
İlgide kayıtlı özelge talep formunda;
- Serbest bölgede bulunan şirketinizin yurt dışından ithal ettiği makine ve teçhizatın, yeniden yurt dışına veya Türkiye içerisinde mukim tüzel kişilere satışının gerçekleştirildiği,
- Türkiye içerisindeki mükelleflere Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğü aracılığıyla ve serbest bölge işlem formu ile ürün satışının yapıldığı,
- Müşteri firmanın, Türkiye içerisine ithalat işlemini gerçekleştirirken gümrük mevzuatında belirtilen sınırları aşması nedeniyle gümrük beyannamesi tescil edip ilgili Gümrük Müdürlüğünde adına tahakkuk eden vergi ve harçları ödeyerek işlemlerin gümrük sahasında bitmesi ve gümrük sisteminden kapatılmasını müteakip ürünü millileştirerek serbest dolaşıma soktuğu,
- Örneğin, şirketinizin serbest bölgeden … tarihinde Türkiye'deki müşteri tüzel kişiye ihracat e-satış faturası düzenlediği, satış işleminin tescili için serbest bölge işlem formu düzenleyerek Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğüne başvurduğu ve ilgili Gümrük Müdürlüğünün … tarihinde serbest bölge işlem formunu inceleyerek içeriği işlemleri onayladığı, ancak satışa konu ürünün gümrük sahasında 1 hafta bekledikten sonra müşteri firmanın söz konusu ürün ile ilgili … tarihinde ithalat işlemi için serbest bölge işlem formuna bağlı olarak gümrük beyannamesini tescil ettirdiği, yine aynı tarihte beyannamesine ait tahakkuk eden vergi ve harçları ödediği ve gümrük sisteminden kapanışın gerçekleşmesine müteakip ürünün millileştirilerek serbest dolaşıma sokulduğu
belirtilmiş olup, şirketinizin söz konusu satıştan elde ettiği geliri resmi defterlere … tarihi itibariyle ihracat geliri olarak kaydedip kaydedemeyeceği ile satış işleminin … tarihinde kayıtlara alınması durumunda, satışın Aralık ayı Bs formuna dahil edilip edilmeyeceği hususlarında Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.
I. KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Safi Kurum Kazancı" başlıklı 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettiği safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Ayrıca, safi kurum kazancının tespitinde Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin yanı sıra Gelir Vergisi Kanununun indirilecek giderlere ilişkin 40 ıncı maddesi de dikkate alınacaktır.
Ticari kazancın tespitinde "tahakkuk esası ilkesi" ve "dönemsellik ilkesi" olmak üzere iki temel ilke geçerlidir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Bu esas dikkate alındığında bir gelir veya gider unsurunun, özel bir düzenleme bulunmadığı sürece, mahiyet ve tutar itibariyle kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir. Dönemsellik ilkesi ise, bu gelir veya giderin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanmasını ifade eder.
Buna göre, serbest bölgedeki şirketiniz tarafından gerçekleştirilen ihracat faaliyetlerine ilişkin elde edilen gelirin, serbest bölge işlem formunun onaylandığı tarih itibarıyla tahakkuk ettiğinin kabul edilmesi ve ihracata ilişkin maliyet ve hasılatların bu tarihin içinde bulunduğu hesap dönemi kurum kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.
II. BA-BS FORMU YÖNÜNDEN
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 148, 149 ve mükerrer 257 nci maddelerinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak, 350 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğiyle, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile; mal ve hizmet satışlarını ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)" ile bildirmeleri yükümlülüğü getirilmiş, 362, 381 ve 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleriyle de bu yükümlülüğe ilişkin açıklamalar yapılmıştır. Söz konusu yükümlülüğün 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerinde yerine getirilmesinde uygulanacak usul ve esaslar ile bildirim hadleri 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile yeniden belirlenmiştir.
396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin;
- 1.2.2. numaralı maddesinde, "Mükelleflerin 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerine ilişkin mal ve/veya hizmet alışları ile mal ve/veya hizmet satışlarına uygulanacak had 5.000 TL olarak yeniden belirlenmiştir. Buna göre bir kişi veya kurumdan katma değer vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet alışları "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile bir kişi veya kuruma katma değer vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet satışları "Mal ve Hizmet Satımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)"nun Tablo II alanında bildirilecektir."