Resmi Gazete Dışındaki Kaynak
Kurum:
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Kabul Tarihi:
07.09.2015
Yürürlüğe Giriş Tarihi:
07.09.2015
Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
MANİSA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü
Sayı: 85373914-175.01[66.01.04]-100
07/09/2015
Konu: Emlak Vergisi Kanunu
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Belediyeniz yetki alanında bulunan;
- köylerde yer alan, emlak vergisine tabi tutulmayan gayrimenkullerin veraset yoluyla intikali üzerine varisler tarafından süresinde veya bu gayrimenkullerin 2014 yılından önce mülk edinilmeleri nedeniyle mülk edinen mükellefler tarafından taşınmazın edinildiği yıl içerisinde bildirimde bulunulmaması durumlarında Belediyenizce ceza uygulamasında bulunulup bulunmayacağı,
-
... Sosyal Güvenlik Merkezine ait işyerlerinin ve mülkiyeti Orman İşletme Müdürlüğünde bulunan personel lojmanlarının kiraya verilip kira geliri elde edilmesi nedeniyle söz konusu işyerleri ve lojmanların emlak vergisine tabi tutulup tutulmayacağı
hususlarında Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.
Yukarıda yer alan hususlara ilişkin Başkanlığımız görüşüne aşağıda yer verilmektedir.
1-6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1 inci maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince Manisa ilinde büyükşehir belediyesi kurulmuş ve il belediyesi büyükşehir belediyesine dönüştürülmüştür. Ayrıca, anılan maddenin (3) numaralı fıkrası gereği Manisa iline bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılarak, köyler mahalle olarak, belediyeler ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmıştır. Aynı Kanunun geçici 1 inci maddesinin (15) numaralı fıkrasında bu Kanuna göre tüzel kişiliği kaldırılan köylerde, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre alınması gereken emlak vergisi ile 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım paylarının beş yıl süreyle alınmayacağı hüküm altına alınmış olup Belediyeniz yetki sınırı içinde köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüşen yerlerde emlak vergisi muafiyetinin uygulanması sırasında bu hususun göz önünde bulundurulması gerektiği tabiidir.
Öte yandan, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 3 ve 13 üncü maddelerinde bina, arsa ve arazi (emlak) vergisinin bina, arsa ve arazinin maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa bina, arsa ve araziye malik gibi tasarruf edenler tarafından ödeneceği ile paylı mülkiyet halinde malik olanların hisseleri oranında mükellef oldukları, elbirliği mülkiyette ise maliklerin vergiden müteselsilen sorumlu oldukları hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanunun 4/(u) ve 14/(g) maddelerinde belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan bina, arsa ve arazilerin kiraya verilmemek şartıyla emlak vergisinden daimi muaf tutulacağı, ancak anılan yerlerde bulunan ve muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan binalar, ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılan bina, arsa ve araziler (gelir vergisinden muaf esnaf ile basit usulde gelir vergisine tabi mükellefler tarafından bizzat işyeri olarak kullanılan bina, arsa ve arazi hariç) ile arsalar ile arsa sayılacak parsellenmemiş arazi için bu muafiyetlerin uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanunun 33 üncü maddesinin 6 ncı fıkrasında bir bina veya arazinin taksim veya ifraz edilmesi veya mükellefinin değişmesi vergi değerini tadil eden sebep sayılmış, 23 üncü maddesinde de, bu Kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde değişikliğin vuku bulduğu bütçe yılı içinde, vergi değerini tadil eden sebep bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulmuş ise üç ay içinde emlakın bulunduğu yerdeki ilgili belediyeye emlak vergisi bildirimi verileceği elbirliği mülkiyette mükelleflerin müşterek imzalı bir bildirim verebilecekleri gibi, münferiden de bildirim verebilecekleri ve elbirliği mülkiyetinde münferiden bildirim verildiği takdirde, gayrimenkule ait vergi değeri üzerinden hissedarların adedine göre ayrı ayrı tarh ve tahakkuk yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
213 sayılı Kanunun 352 nci maddesinin ikinci derece usulsüzlüklerle ilgili 4 numaralı bendinde vergi kanunlarında yazılı bildirmelerin zamanında yapılmamış olmasının ikinci derece usulsüzlük fiili olduğu hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, belediye ve mücavir alan dışındaki köylerde bulunan ve emlak vergisinden muaf olan taşınmazlar için vergi değerini tadil eden sebebin meydana gelmesi nedeniyle süresinde bildirim verilmemesi halinde 213 sayılı Kanununun 352/II-4 ncü maddesi uyarınca ikinci derece usulsüzlük cezasının kesilmesi gerekmektedir. Ayrıca, veraset yoluyla intikal eden gayrimenkuller için emlak vergisi bildiriminin süresinde verilmemesi durumunda ikinci derece usulsüzlük cezasının her iştirakçi (mirasçı) adına ayrı ayrı kesileceği tabiidir.